17 Mayıs 2009 Pazar

Gazete Siteleri-I

Radikal Online
(Uzun bir yazı oldu, hatta yazı dizisi... İnternet gazeteciliğinin dünü ve bugünü hakkında -kendimce ve belli bazı konularda- yorumlar yaparak mevzuyu irdelemeye çalıştım. Uzun oldu, uzun sürdü, ama değdi doğrusu. Yılların birikimi.)

Biliyorsunuz son yıllarda çoğu gazete ve medya sitesi, internet kullanıcı yorumlarına izin veriyor. Yani okurlar olarak bizler de haberlere yorum yazabiliyor, oylayabiliyor, tartışabiliyoruz.

İlk bakışta kulağa hoş gelen bu yapılanmanın bir noktada dönüp dolaşıp düzenli okuru soğuttuğunu ve tövbeli ettiğini hiç düşünmüş müydünüz peki?

Neyseki bunu düşünüp dile getirenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Hiç değilse bu konuda yalnız değilim bari :)
-----------------------------------------------------------------------------


Bu incelememde özellikle Radikal Online üzerinden konuyu açıklamak ve genişletmek istiyorum.
1999-2002 aralığında Radikal gazetesini düzenli olarak takip eden biriydim. Kısa bir dönem boyunca da olsa Türk basın-yayın hayatında iyi şeyler yapmış olan Yeni Yüzyıl gazetesinin kapanışından sonra okunmak amacıyla çıkan, iyi yazıları olan, dış basın haber ve yorumlarına geniş yer veren, tercih edebileceğim bir gazeteydi Radikal.

Bilişim sektöründeki gelişmelerle birlikte, düzenli bir şekilde güncelleyerek internetten gazete ve haber takibi mekanızmasını devreye sokunca, daha çok internet üzerinden okunmaya başladı Radikal. (Pahalı oluşu, her gazete satılan yerde bulunamayışı gibi faktörler de bunda etkili oldu bence.)
Zamanla karikatürlere kadar herşeyi internet sitelerine aktardılar ve olayı iyice geliştirdiler. Üstelik bu yolla yazar arşivlerine ulaşmak, okuyamadığınız eski makalelerine ve geçmiş haberlere bakmak, aralarından istediklerinizi saklamak ve geri çağırmak çok daha kolay ve zahmetsizdi.
Ne var ki bir türlü "Tamamdır, oldu bu" denmiyor; illaki genleşme devam etmeli! Uzun lafın kısası, bir dönemden sonra yetinmeyip okurlara yorum yazma imkanını da devreye soktular. Ve bu noktadan sonra pek çok şey adım adım şirazesinden çıkmaya başladı. Kısaca ve maddeleyerek açıklamaya çalışayım.


Aşama 1) Köşe yazılarının altına, sanki o an bire bir yazarla sohbet ediyormuş gibi, "Bak kardeşim!" veya "Sayın XXX" diye başlayarak döşeyenler (hakaret ve tersleme anlamında "döşeme"), akıl verenler, küfredenler... Özellikle bazı köşe yazarlarının her yazısında sık sık "Sizi çok seviyoruz, iyi ki varsınız" şeklindeki ikiz, üçüz, dördüz, beşiz tekrar mesajları... Üstelik gönderilen yorumları okuduğunuz zaman, çoğunun yazıyı ya hiç okumadığını ya da bir kaç cümlesinde kaldıklarını görüp yorum okumaktan, hatta bazen böyle bir siteye üye olmaktan bile rahatsızlık duyardınız.
Türkler'in Türkçe'den gittikçe bihaber (habersiz) olmaya başladığını, terbiyedeki kopuşları, yanlış anladığı bir kelime/kavram yüzünden yazarın sülalesine sövenleri filan... Nadiren okuduğunuz bu yorumlar bile insanı gazeteden soğutmaya yetebiliyor. Yaşanmadan bilinmez.

Aşama 2) Bir zamanların meşhur Shockhaber sitesinin "Ünlülerin quote'ları" buluşunun, "Ünlülerin Gafları" şeklinde Televizyon eleştirmenlerinin baş malzemesi olduğu; Türk basın-yayın hayatında dört koldan magazinin pompalandığı bir döneme girildiğinde; Radikal İnternet Sitesi de bu akıma uyup ünlülerin gafları modasına bodoşlama atlayarak internet sayfalarında (sağ cenahta) kendine yer bulmuş olan "Özlü Söz" saçmalığıyla, bünyesinde magazin haberlerine yer vermeyerek farklı bir tarz sunan Radikal'in artan magazinleşme eğilimindeki internet sitesi oldu çıktı!

Aşama 3) Türk gazete siteleri arasında, üyelerine haberlere yorum yazma imkanı sağlamasıyla ilktir (diye biliyorum ben Radikal'i). Gerçi askıya alındı bir ara kantarın ucu iyice kaçınca. (Mine G. Kırıkkanat'ın Radikal'den kovulması ve sonrasındaki aylarda mesela...) Sonra tekrar açtılar yorum yazma imkanını. Perihan Mağden, Hasan Celal Güzel gibi kimi bazı köşe yazarlarının yazıları için kapadılar sonra, onlar harici için imkan sundular. Ne olduğu belli olmadı gitti.

Aşama 4) Düzenli olarak bu yorumcuların mesajlarını okumak, Radikal okurlarının aslında "radikal" olmaktan ne kadar uzak olduğunu düşündürmeye başladı zamanla. Direkt yazarın kişiliğine yöneltilmiş "Sen kimsin? Kendine bak! Satılmış!" benzeri düşük şeylerdi yazılanların çoğu... (Arka arkaya köşe yazarlarını ve haberleri okumaktan bile daha zor ve yorucudur bu yorumları okumak.)

Aşama 5) Eninde sonunda bu kadar tekrarlanan şeylerin "tesadüf" diye geçiştirilemeyeceğini ve tepede bir yere dayandığını görüyorsun.

BURADAN (Tepedekilerden) DEVAM EDELİM

---
Devamı için bkz:
Gazete Siteleri-II Editör Mekanizması
Gazete siteleri-III


Hiç yorum yok: