19 Mayıs 2009 Salı

Gazete Siteleri-II

Editör Mekanizması
(Gazete Siteleri-I'in devam yazısıdır.)

Öncelikle herkese iyi tatiller.
Medya siteleri konusunda 'tesadüf', 'gazete yönetimi', şudur budur derken geldik 'seçki' konusuna...

Önbilgi vereyim. Gazete ve bazı medya sitelerine yorumunuzu gönderdiğiniz zaman yayınlanması için önce bir editör onayından geçmesi gerekiyor. Misalse interaktif sözlüklerde olduğu gibi, yazdığınız metnin hemen ve olduğu gibi görüntülenmesi olayı yok.

İnsanların, özünde temiz değerlere sahip olduğuna inanan saf biri olduğumdan, eskiden sanırdım ki ben aynı başlangıçtaki uyarı metinlerinde yazdığı gibi, "Yorumlarda editörler düzgün Türkçe'ye, hakaret içeriği olmamasına ve yasal suç işlememeye" göre nihai değerlendirmeyi yapıyor.

Heyhat efendim! Köşe yazarlarına döşemek, alay etmek veya itin bi tarafına sokmak serbestmiş mesela... Keza başbakan ve bakanlar hakkında da istediğiniz yorumu yapabiliyorsunuz (yandaş medya sınırları içerisinde değilseniz tabii...) Kendi kişisel gözlemlerime dayanarak söylüyorum bunları. Amma velakin mesela askerleri (hele ki isim vererek) eleştiren bir yazı yazarsanız, bir de içerisinde "akıl fikir" varsa, üzerine bir bardak soğuk su içmek lazım o editör onayına gönderilen yazının.

Dilbilgisi, düzgün Türkçe filan, zaten boş işlermiş bunlar.

Rahat durmayıp Türk Medyası hakkında suya sabuna dokunan bir eleştiri mi yazdınız? Veya o gazetenin kendi internet sitesi ve yayıncılık anlayışı ile ilgili bir serzeniş? Yazdıklarınız bildik boş tekrarlara değil, maddi-manevi arka plan ilişkilerini ve çelişkileri deşmeye mi dayalı?
Kesin yayınlanmaz. Yayınlanmamakla kalsa iyi, atılmadığınıza şükredin.

İnternet sitelerinin yanı sıra gazetelerde yer alan "Okur Yorumları" bölümlerinde de aynı durum söz konusu.
Oturup uzunca düşündüğünüz, üzerine kafa yorduğunuz, özene bezene yazdığınız, yasal sınırlar içerisinde olduğundan emin olduğunuz yorumlar asla yayınlanmaz. Din ve uygulamaları konusunda temele dayanan yazılar da çoğu zaman yine aynı şekilde...
(Neyse ki sözlük siteleri imdadımıza yetişiyor.)

Peki soru: Senden yazman beklenen şey nedir?

"Elhamdülillah Türküz ve Müslümanız" tarzı bir mesaj olabilir mesela.
"Hepimiz İslamız ama bunlar herşeye alet ediyor. Laik olalım" gibi şeyler de çok revaçta mesela... "Bak altta yorumu yayınlanan kardeşim. Kuran'da aslında kapanmak diye bir şey yok. Ortamı karıştırmayın sürekli!" de denebilir. 100 tane alt alta böyle yorumlar olsa gene de yayınlanır.

Amaç okurun, takipçinin düşüncesini yansıtmak değil zira... Amaç renk olmak, ara ara da ilgili basın-yayın kuruluşlarındaki yönetimin hislerine sıradan vatandaş olarak tercüman olmak veya alet olmak. Yani figüranlık. Fikir ortaya atmak, görüşlerini interaktif olarak paylaşmak filan değil. Görüşlerin gazete yönetimininkilerle paralel gittiği ölçüde o platformda varsın. Farklı düşüncelere geçtiğinde değersizsin artık, yok sayılabilirsin.
Yani uzun lafın kısası; okur yorumlarında otoriteye yaranmak esas, otoriteyi eleştirmekse sansür sebebi. Türkiye gibi siyasal zeminin kaygan olduğu ülkelerde otoritenin merkezinde de zamanla kaymalar ve taraf değişimleri olur, medya gruplarının çıkarları gereği yandaşlık yaptıkları çevreler de değişir. Bunları da göz önünde bulundurmak lazım.


Gene de insana ağır gelebiliyor. Küfür, hakaret, kelime yoksunu ve insan demeye şahit anlayışlarca yazılmış bir sürü yazılara onay veren bir editöryal otorite, yasal sınırlar içerisindeki "düşünce"ye ket vuruyor, özgürlüğü yok sayıyor.
Yasal bir internet yorumuna dahi tahammülü olmayan gazete idarecilerinin, kendilerine gelen haberler konusunda nasıl bir ayırım yaptıklarını; nasıl bir seçicilik gösterdiklerini ve gerçekleri ne kadar kamuoyuna duyurduklarını, (veya örtbas edip etmediklerini) varın siz düşünün.
Sanırım biraz da bu yüzden sözlük siteleri bu kadar hızla sivrildi.

BURADAN DEVAM EDELİM


-Edit-
Devamı geldi. bkz: Gazete Siteleri-III
.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Gazeteler
http://www.gazetelink.blogcu.com

Gazetelink.com dedi ki...

http://gazetelink.com