21 Mayıs 2009 Perşembe

Gündemdekiler Kısa Kısa (Mayıs 09)



Sarkozy ve Merkel:
"Türkiye'nin AB üyeliğine hayır diyoruz."

(Tevekkeli değil her adımda Türkiye'nin AB yolundaki işini zorlaştırmaya çalışmaları.)




Demirel ve Cindoruk yine sahnede.
Demirel zaten son zamanlardaki Ergenekon yorumları ile siyaset sinyalleri veriyordu. Ekürisi de geldi, DP'nin yeni genel başkanı oldu. Cindoruk'un ilk açıklaması:
"Akıllı adam darbe yapmaz."



11 Mayıs Pazartesi sabahı, İran'dan Hakkari'ye havan atışları yapıldı. Yanlışlıkla olmuş.



Tahliye olan Rektör Süleyman Okudan için 4 kurban kesildi. Kendisi önce Nazım Hikmet'ten bir şiir okudu, sonrasında bir gazeteciye "İbne!" dedi.
Bence bu ayın en ilginç haberlerinden biri.



Bir diğer şiir sever de RTE idi bu ay. Tesadüf bu ya, o da Nazım Hikmet'i seçmişti. Şöyle dedi:
Sen yanmasan
Ben yanmasam
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlağa?




Anayasa Mahkemesi, vicdani ret talebinde bulunanların sürekli cezalandırılmasına yol açtığı gerekçesiyle, AİHM'in Türkiye'yi mahkûm etmesine neden olan "Emre itaatsizlikte ısrar" düzenlemesinin iptali istemini usul yönünden reddetti.
(Hukuk tam guguk olmuş. Hazır bu sene tüm ülkeyi guguk kuşları da sarmışken...)



Avrupa Yakası bitiyormuş.
Birşey de bıktırmadan çekip gitse bu ülkede?

-Dedikodu Köşesi-
Gülse Birsel demiş ki:
"En iyisi tam zamanında, revaçtayken bitirmek." (:P)




Ve karşınızda yine değişmez bir Türk klasiği:
Ergenekon Davası'nda gazeteciler içerde, komtanlar dışarda!
(Bir de Ferda Hanım var içeride, unuttum sanmayın. Bir kaç gazeteci bir de bu hanım darbe yapmaya teşebbüs etmiş.)

Denizden çıkan bombalar! (Pardon, "mühimmatlar"!)
Çıkan çıkana yani...
Ergenekon ve para ilişkileri + Mavi Akım Projesi hakkında bir yazı gelecek.



Cemil Çiçek: "Koruculuk lazım ve mühim" demiş.
(Olağan durumlara olağan açıklamalar... Aklıma birden OHAL/Olağan Üstü Hal geldi şimdi!)



13 Mayıs 2009 Çrş günü Ankara'da, üniversite öğrencilerini taşıyan bir servis aracı Eskişehir yolunda kaza yaptı. (Aşırı hız sebebiyle olduğu söyleniyor.) Şoför dinç, 2 genç ölü. Tam diploma törenleri öncesi. Allah yakınlarına ve sevenlerine sabır versin.


Havalar ısınıyor.
Bir yanda Samsun'da keneden ölenler, öte yanda yayılan domuz gribi...
En pimpirikli davrananlar Japonlar oldu. Ülkeye girişler bir yana, çıkışları bile yasaklamaya başlamışlar. Önlemleri bu kadar abartınca, hastalığa "Japon gribi" de denmeye başlanmış. AIDS'e bile bu kadar önlem almayan bir millet domuz gribinde şahlandı. Veya öyle bir izlenim yaratılmaya çalışılıyor.

Hiç yorum yok: