20 Nisan 2009 Pazartesi

Gündemdekiler (Nisan 2009)


5 Nisan 2009-Pazar akşamı ABD başkanı Barack Obama Türkiye'ye geldi. Ertesi gün Meclis'te bir konuşma yapan Obama, iktidardan gayrı muhalefet partileriyle de görüştü.
Söz konusu muhalefet liderleri arasında DTP başkanı Ahmet Türk de olunca ilginç bir görüntü ortaya çıktı. Böylece RTE'nin elini dahi sıkmadığı, parlemantoda bulunuyorlar diye askerlerin Meclis'e gelmedikleri bir partinin (DTP oluyor bu), liderini kâle almak da ABD Başkanına düştü. Askeri üst rütbe, Obama'nın hatrına Meclis'teki konuşmasına izleyici olarak katılım gösterdi.



Obama gitti, DTP apar topar çuvallandı. Obama Türkiye sınırlarından çıkar çıkmaz başlayan soruşturmada DTP'nin kadroları toparlanmaya başladı.





Cemil Çiçek (Hükümet sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı), belediye seçimlerinde DTP'ye oy veren doğu illerindeki halkı hakir gördü ve adeta "hain" ilan etti. Şu tesadüfe bakınız ki, bir başkaları da bu ülkede AKP'ye oy veren seçmen için aynısını düşünüyor.




Engin Çeber ve işkence - 28 Eylül 2008 tarihinde kimlik kontrolü yapan polislerce göz altına alınan, DHKP-C üyesi olduğu söylenen Çeber'in, cezaevinde gördüğü işkence ve kötü muamele sonucu ani ölümü hakkında görülen bu ayki davada, cezaevi ve karakol içi güvenlik kamera görüntüleri izlendi. Mahkemede kız kardeşinin gardiyan olan bir sanık tarafından elle taciz edilmesi haberleri gazetelere yansıdı. Beri yanda Dink davasında Yasin Hayal ve yandaşlarının Rahel Dink'e küfürleri vardı.




Ergenekon-Türkan Saylan gerginliği devam ediyor. Hatta 12.dalgaya "Türkân Saylan Dalgası" bile denebilir. Ergenekoncu medya, bu bulunmaz nimetin üstüne mal bulmuş magribi gibi atladı tabi.
Bu arada, Ergenekon davasına Uğur Dündar ve Star Haber'den bile daha çok zarar verdi dinci kesim. Türkan Saylan'ın evinde arama yapılması bilgisiyle yetinmeyip bir de yalan ve uydurma haberler ile düşük yakıştırmalara boğuldular. Yazık.




Deniz Baykal, Barack Obama ile yaptığı görüşmede, "Türkiye'nin AB yolunda desteklenmesini" istedi. Her hareketiyle AB reformlarının karşısında bir tıkaç gibi duran CHP'ye yaraşır bir tavırdı bu da.



Ergenekon'da 12. dalga kapsamında bazı Prof.lar ve üniversite rektörleri gözaltında. İçlerinden biri taaa Ecevit'in sağlığında adamı öldürmeye çalıştığı iddia edilen bir hastane rektörü! (Mehmet Haberal)
Askeri darbecilerin Ecevit'i sevmediği ve göndermeye çalıştığı, TÜSİAD'ın da o dönem buna destek verdiği senelerden beri yazılıp çiziliyor zaten. Bu arada Demirel söz konusu rektörlerden yana tavrını koyarak statikocu kişiliğini bir kez daha sergilemiş oldu.


Dinciler ve Fethullahçılar, Türkân Saylan ve ÇYDD'ye karşı yürüttükleri karalama kampanyası ve yakışıksız tepkileri ile bu işi yüzüne gözüne bulaştırdı. Tüm bunlar veya onların "demokrasi yalanları" değil de, asıl acıklı olan bu ülkede demokrasinin İslâmcılar ve muhafazakârlar tarafından savunulması. Zira CHP ve Türkiye'deki "Sol" denen ucube, Ergenekon'un avukatlığını yapmakla ve pisliklerin üzerini örtüp leş kargalarına yol vermekle meşgul.






Cem Yılmaz ve reklamları iyice baymaya başladı. Bana öyle geliyor artık. Metinleri ve çıkış fikirleri güzel olanlar bile, artık eskimiş olan ve her yerde karşımıza çıkan CMYLMZ suratının sıkıcılığını örtemiyor.
(bkz: Cem Yılmaz)



Nisan 2009'un diğer gelişmeleri için bkz:

Hiç yorum yok: