11 Nisan 2009 Cumartesi

İngilizce Eğitim


İyice aldı başını gitti. Anaokulundaki çocuktan başlanıyor artık (Ağaç yaşken eğilir misali). İlkokuldan itibarense tam gaz veriliyor. Ve bu uygulama sadece pilot okullar ile sınırlı değil.
Yavaş yavaş meyveleri alınmaya başlandı. Sanırım bundan 25-30 sene kadar sonra bu ülkedeki insanlar ne Türkçe yapılan konuşmaları ne de birbirlerini anlayabilecekler.

Neredeyse bütün atasözlerinin yanlış kullanımları ile her gün karşılaşıyorduk zaten; yavaş yavaş ana kelimeler de teslim olmaya başladı. Bir de Kraliçe Viktoria döneminden başlayarak İngiliz tarihini sular seller gibi ezberlersek, işlem tamamdır.

Bu ülkenin kendine "ulusalcı" diyen ulusalcıları; "Kürtçe'ye hayır! (A'ya hayır! B'ye hayır! Kuran kursuna hayır! Ruhban okuluna hayır!" gibi osuruktan teyyare şovenist eğilimlerle ortalıkta boy gösterirken, millet ve ulus oluştaki ana unsur olan DİL konusunda böyle eli taşşağında bir ferahlık içinde oluşları zaten "ulusalcılık" kavramını yeterince ortaya seriyor.

P:S.: Neden yanda Shakespeare resmi var? E onu zaten biliyorsunuzdur kuzucuklarım.

Hiç yorum yok: