28 Aralık 2010 Salı

Sertab gibi...

.
Sertab Erener: Belli bir tarzı olmayan güçlü bir ses. Müzik kariyerindeki ilk kaseti (o zamanlar kaset vardı) Sakin Ol (1992) ile bir anda patlamış ve milyon üstünde albüm satışı yapmış bir isim. Sezen Aksu imzalı 'Vurulduk', 'Aldırma deli gönlüm', 'Oyun bitti', 'Yalnızlık senfonisi' gibi hareketli ve esaslı pop müzik şarkıları ile dolu o dönemi; yıllar sonra izlediğim bir söyleşisinde küçümsüyordu gibi sanki...   "Kalite"nin yerli-yersiz kullanımı ile zehirlenmiş insancıkların pop olanlarından biri gibi gözükmüştü bu laflarına şahit olunca; bana göre çok itici bir doğası var açıkçası.


Bir sonraki albümünde (La'l, 1994) gençliğinde aldığı opera eğitimini ön plana çıkaran şarkılar;


(Özellikle 'Rüya', 'La'l' ve 'Masal' kayda değer dikkat çekici parçalardı)




bir başka albümünde (Sertab gibi, 1997) yoğun biçimde harika dramatik şarkılar...


(Sertab Erener'in adı anıldığında aklıma ilk gelen 'İncelikler yüzünden' bu albümde idi.)



Sonra adeta bir misyonu çağrıştıran "Tanrı unutmuş olsa da..." diye başlayan 'Vur yüreğim' gibi parçaları içeren zıt tarzları içinde barındıran bir albüm, ödüller...

('Vur yüreğim', 'Zor kadın', 'Makber' ve 'Gece kraliçesi'...   Ne alaka gerçekten?)



'Zor kadın'ın ardından, 'Kumsalda' ve 'Güle Güle Şekerim' gibi şarkılarla ilk çıkışındaki pop tarzına dönüş (Turuncu, 2001) (bana sorarsanız beğenmediği ilk döneminden çok daha pespaye bir müzikal duruş); "Önce resimleri duvardan kaldırdım" gibi sözleri olan 'Yolun başında' benzeri seçimlerle tekrar değişen tınılar, "yeni bir aşk, yeni bir iş..." dediği yeni dönem şarkıları ('Kendime Yeni Bir Ben Lazım'), sürekli değişen bir ses rengi ve giyim tarzı derken 2003'teki Eurovision başarısından sonra fiziksel görünüşü de sürekli değişerek (°bkz: Estetik) ortaya çıkan ve artık ingilizce şarkılar okumaya başlayan...
Sertab goes to the club ismini verdiği şaka gibi albüm çalışmasıyla eski muhteşem parçalarını diskolayıp (?) rezil etmiş bir tuhaf ego.


Sonrasında tutmayan ve olmamış bir Aşk ölmez ('Satılık kalpler şehri', 'Aşk ölmez biz ölürüz') ve bu blogu yazdığım şimdilerde de 'Rengârenk' ve 'Koparılan çiçekler' diyen...

(Bu kadar basit pop şarkılara böylesi zıttı albüm kapak tasarımları ve klipler yapmaya sanırım "kalite" diyor Sertab hanım.)




- Miscellaneous -
_Abisi: Serdar Erener. Ünlü bir reklamcı. Turkcell, Hazırkart vs vs... Sertab'ın bazı kliplerine yönetmenlik de yapmış. Nil Karaibrahimgil ile birlikteliklerini evliliğe dönüştürdüler. Aralarında kan bağı olan veya olmayan, hayatındaki kadınlarla reklamlarda bolca ses-görüntü sıkıcılığı yaratarak bendenizi bayan; yaratıcılığı törpülenmiş gibi bir pazarlamacı-reklamcı.
_Eski eşi: Levent Yüksel. Ve biri daha...
_Demir Demirkan ile uzun süreli bir aşk yaşıyorlar, diye biliyorum. Aşk Ölmez albümünde her ikisinin de söz ve besteleri var.
_Son söz: Güzel aşk şarkıları vardır kendisinin.


EK: Rengârenk albümünde 'Bir Damla Gözlerimde' adlı insanın aklına kazınan bir parça var. Şarkı çok güzel, Sertab da çok güzel yorumlamış. Ama opera eğitimimi açığa çıkarıcam, kalitemi konuşturucam diye bazı yerlerde komik komik ve yersiz çıkışlar (bağırmalar?) da yapmamış değil.
Ayrıca bu şarkının klibinden bir kez daha anlamış olduk ki: Fırsat buldukça dile getirdiği Madonna hayranlığı, dış görünüş olarak kendisine benzeme hırsına da dönüşmüş durumda.


Sertab Erener - Yolun Basi




Sertab Erener - Kendime yeni bir ben lazım



HERKESE İYİ YILLAR.
.

Hiç yorum yok: