25 Ağustos 2009 Salı

KÖYLÜLER


Hep diyorum: Bizim ülkemiz köylüler ile dolu. Yöneten de köylü, yönetilen de...
Ne iyi müzikten anlar bunlar, ne resimden ne heykelden...

Milattan Önce belki on binlerde mağara duvalarına görkemli resimler yapmış insanoğlu. Sen hala çiçek böcektesin.
Nerede bir yeşil alan, orada hemen bir cami bitiriveriyorsun!
Hemen siyasetçiye taş atmayın canım. Millet imza toplayıp muhtarından belediye başkanına kapı kapı dolaşıp "Cami isterük!" diye delleniyor. Sonra da oluyor park alanı cami!


Kültürün: Cemaat kültürü. Siyaset'ten anladığınsa sadece kamplaşma!
Girdiği cemaat ve kampın kurallarına göre bazısı kendine "laik" demiş bu ülkede bazısı "Nurcu", bazısı "Süleymancı"! Ne fark ediyor fiiliyatta?

Eğitim sistemin yalanlarla dolu!
Bir deprem oluyor, hacılar hocalar başlıyor: "Kıyamet alameti!"
Korkmayın şekerler, bakınız Hz. Muhammed ne demiş:
"And olsun ki Araplar dünyanın yüzünden Türkleri tamamen silmedikçe kıyamet gelmez."
OK, anladınız mı?
Bunu size Baykal Beyefendi anlatamaz. Hatırlarsanız kendisi bir ara (geçen seçimlerde) "Anadolu açılımı" yapıyordu. Din, mezhep kardeşliği filan...
İnanan inandı. Afiyet olsun.

Peki son günlerde olan ne?
Hükümet ve devlet yeni bazı düzenlemelerle demokratik adımlar atmaya çalışıyor. (Bakınız sadece "çalışıyor" diyorum.) Ve o dakka köylü elitlerimizin sözcüsü Baykal devrede:
"BUNLAR BİZİ ÇATIŞMAYA GÖTÜRÜR!"

Evet, evet... Götürür tabii... Biz zaten savaşmıyor muyduk sahi?

Meali: Kürt açılımı bahane, savaş ve rant şahane!

Hiç yorum yok: