7 Haziran 2009 Pazar

 Türkçe  Notlar


Ülkemizin resmi dili Türkçe biliyorsunuz.  Ayrıca Türkler olarak anadilimiz de Türkçe.
Hatırlarsanız ülkemizde uzun yıllar boyunca,  Kürtçe şarkı-türkü okunması mevzularında bile epey patırtı kopartılmıştı. "Eğitim dili de, herşey de Türkçe olsun. Burası Türkiye!" diye.

Şimdi gelelim, sözde üstün tutulan bu Türkçe'nin güncel hayattaki kullanımına...
Son zamanlarda özellikle 2 tane absürd kullanım dikkatimi çekiyor.


Birincisi:  Bîhaber/Bir haber
Mesela şu günlerin popüler programı  Yemekteyiz  hakkında yorum yapan bir yazar demiş ki,  "Yemek yapmaktan bir haber olan bu bayanın orada ne işi var?"

Kuzum,  'bir haber' ne demek Allah aşkına?  Bu cümlede anlatmak istediğin düşünce ile  '1 haber'  uyuşuyor mu hiç?
Aslı  'bîhaber'  olacak.
bî-  Farsça'da olumsuzluk anlamı veren önek  (na- gibi).
Bulmacalarda da sorulur bunlar. Eklendikleri kelimeye olumsuzluk katarlar.  (bihaber, namütenahi, namütenasip gibi...)
Bîhaber  'habersiz' demek.  'Namüsait' de 'müsait olmayan'.
 "Bu imkân ve şerait  (Şartlar/koşullar),  çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir."  Atatürk-Gençliğe Hitabe


İkincisi:  Namı diğer/Namı değer
Yıllardır biz bu kelimeyi  'Nâm-ı değer'  olarak öğrendik, öyle duyduk.
Şimdi öğreniyoruz ki  'Nâm-ı diğer'  imiş aslı.
Peki neden eski bir ifade olmasına rağmen eskiler tarafından bunca zaman yanlış kullanıldı? Veya bu ifadenin doğru olduğu nereden çıktı? Tüm TRT eski spikerlerine ve diksiyon dersi şakıyıcalarına dava açmak geliyor içimden, şu anda öylesine bir heyheyleme halindeyim.
Türk Dil Kurumu (TDK)  kullanım dilindeki gelişme ve değişmeleri seneler sonrasından takip eden bir kurum olduğundan;  bu ifadenin doğru kullanımına da henüz yer vermemiş internet sitesinde. Normaldir. Adamlar en son  'televizyonda zap yapmak/zapping' kelimesine alternatif olarak şunu önermişlerdi:  'geçgeçlemek'. (Yorumsuz)


Bir de  -de,-da bağlacı   ile  -ki bağlacı  var ki bunlar çok yanlış yazılıyor.  İbretlik nokta şu:
Sonuçta İlkokul'dan beri yıllarca Türkçe dersi görüyoruz.
Üniversite sınavlarında tercih edeceğin bölüm ve alan her ne olursa olsun  Türkçe de çözmen gerektiğinden bir de ÖSS kurslarında...
Üniversiteyi kazandın diyelim.
Bitmiyor,  gene zorunlu Türkçe dersi seni karşılıyor.
Bu derslere ek olarak,  adına 'internet' denen bilgiye çok kolay ulaşım sağlayan bir ortam da var günümüzde.  Bir tıkla doğrusunu öğrenmen mümkün.

Peki sonuç ne?
Mesleği dil üzerinden olan adamlar bile olaydan bîhaber.
İlkokul 2 konusu olan  soru eki -mi  ayrı yazılır,  bunu dahi yanlış yazmayı başarabilenler...
Zaten 40 kere söylemekle,  milleti baymakla olan eğitimden başka bir şey çıkmaz pek.

Sıradan vatandaşı ve internet kullanımlarını ayrı tutalım. Nihayetinde kişinin kendi tercihidir dil kullanımı ve dil özeni.
Ancak görsel medya ve hatta yazılı basında dahi bir sürü Türkçe hata ile yayıncılık yapılıyor.
Doğaldır gerçi, Türk Medyası bu.

(ayrıca bakınız:  İngilizce Eğitim)


1 yorum:

canilecanan dedi ki...

Yıllar sonra gelen EDIT:
TDK,  "namıdiğer o"  demiş son yayımda.
Hay Allah!  Gene mi olmadı?