8 Eylül 2014 Pazartesi

Kadınlar, resimler ve sayıklamalar



Bazen "Neden?" diyorum, "Neden sanat, kadınlar, Tanrı ve tüm soyut özlemlerimiz-kuytularımız; Ruhumuzu arındıran, bize neş'e veren Müzik; Aşk ve mizah, dinmez yenilgilerimiz üzerine yazmıyorum? Sonuçta bunlar daha evrensel ve ölümsüz değil mi?"
Okumayı çok sevdiğim biyografi türünden neden paylaşımlar yapmıyorum?
"Siyaset denen iki ucu boklu değnek ve bütün bu Gündem'ler neden?"
Ne kalacak ki bizden geleceğe? Adımız hatırlanacak mı?
Sürekli siyaset üzerine konuşan, dünyayı ve insanlığı siyasetlerin-siyasetçilerin kurtaracağına inanan, durmadan kendini kandıran acıklı bir üçüncü dünya ülkesi ("ne yerde ne de gökte, iki arada bir derede diyarı") insancıklarına dönüşmedik mi adım adım? Hangi değerler ve birikim ile meydan okuyacağız Dünya'ya? Elimizde ne kaldı ki "çene ishali"nden başka?
Nasıl arınacağız irinleşmiş riyasetlerden?





Hiç yorum yok: