4 Ağustos 2014 Pazartesi

bir Zıtlıklar Zenginliği olarak İSRAİL

Sıcak, nemli ve bazı günlerinde aşırı yağışlar (sel ve hatta İstanbul'da hortumu dahi) gördüğümüz Ağustos ayından merhaba. Bildiğiniz gibi bu blogda çeşitli konularda farklı yorum ve haberleri sizlerle paylaşıyorum. Bir önceki yazımda İsrail'in Filistinliler üzerine saldırgan tutumuna başta Müslüman dünya olmak üzere duyulan tepkiler ve Yıldız Tilbe'nin isyanı üzerinde bir şeyler paylaşmıştım. Bugün ise konu hakkında daha farklı argümanlar ve genel kültürümüzde pek alışık olmadığımız savunma teknikleri üzerinden çeşitli örneklemeler sunmaya çalışacak, bende "iki inatçı keçi" hikayesini çağrıştıran bu sürtüşmenin taraflarına dair bir kaç görsel malzeme sunacağım.

Üç İsrailli gencin 12 Haziran 2014'te Batı Şeria'da otostop yaparken kaçırılıp öldürülmesi ve ertesinde gelişen olaylarla Ramazan süresince Türkiye ve dünyanın gündeminde İsrail ve Siyonizm vardı. Tabi "Hamas" ve "terörizm" ile başlayan cümleler de...
Özellikle dünya basınında ve halklarında pek çok İsrail övgüsü ve destekçisi yorum okudum, militarist ve zorba politikalarını eleştiren ve kötüleyenler de azımsanamazdı. Tabi ki bizim gibi ırkçılığın sıradan ve dahi masum kabul edildiği yerlerde Anti-Semitik yaklaşımlar oldukça sıradanlaştı. Bir Yeni Akit yazarı "Türkiye'deki Yahudi cemaati yeni 6-7 Eylül'ü yaşamak istemiyorsa..." benzeri cümleler ile "Türkiye'deki Yahudi cemaati akıllı olsun" demeye getiriyordu. (Yorumlar bölümünde bu yazıdan ufak bir alıntı yaptım.) Çeşitli belediye işletmeleri camlarına "Bu işletmede İsrail malları satılmaz" uyarısı koydu. Bir sürü Hitler güzellemeleri yapıldı. Siyasi görüşünü her nasıl tanımlarsa tanımlasın, benim görebildiğim halkımızın güç ve Şeytaniliği İsrail isminde bütünleştirdiği.

Gazze'de açılmış tünelleri hedeflemekten bahsedilen operasyonda pek çok sivil insan öldürüldü. Buraya sayıları yazmayacağım, zaten tam sayıyı bilmiyorum, merak da etmiyorum, çünkü bu konuda kaç insanı İsrail askerlerinin öldürdüğü sadece Matematiksel bir ayrıntı olarak kalıyor. Aynı ülke, Yahudi toplumu ve aynı operasyon konusunda birbirinden bu kadar zıt, adeta siyah-beyaz görüşlerin olması dehşet verici bir delilik hali bence.



Gazze için ''gözyaşı döken'' Erdoğan ve yanındaki zevatın Gazze bombalanırken tekmili birden 32 dişleri ile gülümseyerek yaptıkları şovdan bir kare. (Resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.)
Bu fotoğrafa "Gazze ve Yozlaşma" adını verdim ben. İktidar sahibinin yanında yılışıkça sırıtmayan nadir kişilerden birinin Bülent Ersoy olduğunu not düşmek isterim burada.


Ne kadar üzüldüklerini Mavi Marmara'daki sivil kayıplara verdikleri askeri tepkisizlikle gördük zaten. Bu hımbıllıkla iki tane Türk F16'sını geminin üzerinde önlem olarak uçurmalarını beklemek hayalcilik olurdu. O gemide ölenler hesabı sorulmaksızın adeta iç siyasete malzeme edildiler, ona yanarım. Kendi vatandaşını katleden, başkası gelip vatandaşını katlettiğinde de kuyruğunu kıstırıp oturmaya devam eder.
(Bir ademin bu karelerin altına Facebook'ta düştüğü yorumundan alıntı)



Mavi Marmara demişken, görüşlerini takip ettiğim genç bir adamın (F.K.) Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkındaki şu yorumunu paylaşmak isterim:

.........Bu Davutoğlu kazması hükümetin de TECEnin de başına gelen en büyük felakettir. Hamas gibi rezil bir örgütü Gazze halkı seçimle iş başına getirdiğinde bütün batı şoktayken bu davar hükümet "Sandık kutsaldır" "Gazze halkının iradesine saygı duyulmalıdır" falan diyordu.
(Israil'in zalimliğinden, Gazzedeki şartların insanı zorla terörist yapacağından falan bağımsız olarak, son olayların sorumlusu Hamas'tır. Kadın/erkek/çocuk/asker/sivil ayırmadan, sadece Yahudi öldürmek amacıyla İsrail kentlerine roket atan bir zihniyete sahip herifler. Israil vuracağı binaya önce telefon edip boşaltın diyor, sonra knock on the roof yapıyor öyle vuruyor. Bu arada Hamas "Sakın evleri boşaltmayın" diyor. "Ölelim ki haklılığımız anlaşılsın, dünya kamuoyunu kazanalım" kafası... işe de yaramış görünüyor, batıda pek çok yerde yapılan pro filistin gösterilere bakarsak.)
Savaş suçlusu, soykırımcı Sudan devlet başkanı El Beşir'e "Müslüman soykırım yapmaz" hezeyanı eşliğinde sahip çıktığı, herif kırmızı bültenle aranırken Ekmel'in (Ekmelettin İhsanoğlu) başkanlığını yaptığı IRCICA'nın İstanbul toplantısına çağırdığı gibi; Hamas'a da sahip çıkan, El Fetih'le sözüm ona aralarını bulmaya çalışan bi AKP var karşımızda. "İsrail istediği zaman çocuk vurma hakkı olsun istiyor"muş, anca burada ölmeden kefen giyenleri kandırırsın sen böyle. Sırf üç beş Arap sokağında "Erdoğan" diye bağırılsın diye Mavi Marmara kepazeligini tertip edip insanları göz göre göre ölüme göndermiş bir zihniyet sahibinin ettiği lafa bak! Sarıkamış anması düzenleyip "Şehitlerimizle gurur duyuyoruz, bugün de VATAN İÇİN 90000 değil 900000 şehit vermeye hazırız" da demişti bu herif. Sonra neo kemalist deyince kızıyorlar, "Mevzuu bahis vatansa gerisi teferruattır" diyen kimdi?


Hala yazıyı okumaya devam edenler varsa, çeşitli yorumlar paylaşmaya devam etmek istiyorum. Biraz da Arzach'tan:

"Filistin, geçmişte Türkler'e attığı kazığın ceremesini en çok çeken topluluğa ev sahipliği yapmaktadır. Şimdilerde ise Türkler'den medet umuyorlar mı emin değilim fakat halkımız İslam ekseninde Filistin'e büyük payeler vermeye meraklıysa da dün askerine kurşun atan, Osmanlı'nın bölgedeki hakimiyetine Osmanlı'nın düşmanları ile iş birliği yaparak son veren bu ülke daha ziyade din kardeşine attığı kazığın faturasını ödemekte.
Tarihsel meseleler yüzünden Filistin'de yaşanan insanlık dramını görmemezlikten gelecek değilim. Lakin Türkiye ile İsrail arasında kurulu bulunan ittifakı dağıtmaya ne denli değecekleri konusunda da kişisel anlamda emin değilim. Dün bizi sırtımızdan vurmuş bir toplum için bu gün İsrail ile varolan müttefikliğimizi bozmaya değer mi? Devletler arası ilişkiler, insanlar arası ilişkiler ile aynı çizgide yürütülemez. Bir insan olarak Filistin halkının çektiği çileye elbette üzülecek, gerekirse makul ölçülerde tepki vereceğiz. Fakat bizi sırtımızdan bıçaklamış bir toplum için de OrtaDoğu'daki yegane gerçek müttefikimizi, yani İsrail'i kaybetmek de akıl alır iş olmayacaktır."
(Yorumlar kısmında Arzach'ın "İsrail ve Kürt devleti" üzerine bir yorumunu da ekliyorum.)



Bir araştırmacı tarihçi (Foti Benlisoy) yandaki resmi "Filistin'in sömürgeleştirilmesinin harita-tarihi" başlığı ile paylaşmıştı.
......... He sömürgeleştirme he... lan bu 1947 UN planı (ikinci resim) İsrail tarafından kabul edilmişti, davar Filistinliler ve bölgedeki (başta Mısır) Arap devletleri kabul etmeyip savaş açtılar Israil'e. Israil savaşı kazandı, 65 senedir torunlarına kadar süründürdüler bunları göçmen kamplarında. (F.K.)



"Hizbullah neden Nazi selamı verir?" diye soruyor Arzach.
Ortadoğu'da, özellikle İslam ülkelerinde büyük karışıklıklar ve yer yer kanlı büyük çatışmalar var. "Ortadoğu karıştı", "Ortadoğu'da savaş" derken bir anda IŞİD/ISIS (Islamic State in Iraq and Syria) hortladı.
Kabe'yi yıkacaklarını, Kudüs'ü ele geçireceklerini ve hatta İstanbul'u da alacaklarını söylüyorlar. Bu denli sivri ve masraflı projelerin mali kaynağı kim veya kimlerdir? IŞID son dönemde Irak Musul'da bulunan Türk konsolosluğunu basarak Türk diplomatları kaçırmış, Türkiye kamuoyunu bu eylemi ile meşgul etmişti. Kaçırdığı kamyon şoförleri ve diplomatlar için ayrı ayrı Türkiye'den haraç istemekten geri kalmayan çetenin lideri El-Bağdadi, bir konuşmasında Başbakan Erdoğan'ı kendisine biat etmesi için tehdit etmiş, halifeliğini ilan ederek İslam dünyasını cihada çağırmıştı.

Ne FKÖ kaldı ne Arafat ne de haklı kavgalar…
11 Eylül” milat oldu…
El Kaide denilen kanlı örgüt ününe ün kattı…
İhvan (Müslüman Kardeşler) hortladı…
Gazze'de iktidarı elinde tutan Hamas azgınlaştıkça azgınlaştı…
Şimdi de IŞİD, hemen yanı başımızda…
Ortak paydaları cihat kisvesi altında kelle avcılığı yapıp insan kesmek!
Din adına, mezhep adına…
Vahşet, vahşet, vahşet!
diyor Macit Cününoğlu bir yazısında.



Taner Akçam - 22 Temmuz, Facebook:
Eğer Türkiye'de, İsrail'in Gazza'daki, ilkel bir intikamcılığı da geçen barbarlığına tavır almak istiyorsanız; İHH Başkanı'nın 6-7 Eylül'ü hatırlatan şu sıradan Anti-Semit sözlerine tavır alarak işe başlamak zorundayız. İHH, utanmadan ve sıkılmadan katliama çağrı yapıyor ve sadece Hükümet değil, birçok çevre sessiz.
(İHH Başkanı Bülent Yıldırım'ın sözleri) "İsrail'in bu şımarıklığını durduracak tek bir yer var. O da Türkiye'deki Yahudi cemaatidir. İsrail'in parasının çoğu Türkiye'deki Yahudiler'indir (...) Bu Yahudi cemaati bir an önce harekete geçip İsrail'in şımarıklığını durdurmalı. Yoksa burada insanların hiç istemediği sonuçlarla karşılaşırız (...) Çıkıp biz çocuklarımızı göndermiyoruz ve Siyonizm'in bu katliamını da benimsemiyoruz desinler. Aksi takdirde dünyanın hiçbir yerinde hiç kimse rahat edemez. Çünkü gençleri tutamıyoruz artık."


(devam)
-----------------------------------------------------------------------------------
HAMAS'a FİLİSTİN SÖMÜRÜSÜ GEREK

Senede en az 2-3 defa tekrar ediyor, Gazze'den İsrail'e roketli saldırılar yapılıyor, İsrail yemin etmiş misli ile karşılık veriyor, biz ise burada Filistin üzerinden birbirimize ''insanlık sınavı'' düzenliyoruz. Filistin'e üzülüyorsan insansın, yok İsrail'i destekliyorsan tu kakasın.

Hamas adlı örgütün para kaynakları büyük ölçüde iki unsura dayanıyor: Dünya genelinde Filistin için yapılan yardımlar ve Gazze'ye mal sokmak için açılmış binlerce tünelden geçirilen ürünlerden alınan %20 vergi. Yani tünelden Gazze'ye 10 koyun sokuyorsan 2'si Hamas'a gidiyor. Ve evet yanlış duymadınız, Filistin'e yardım adıyla toplanan bağışlar da Hamas'a gidiyor, eğer gidiyorsa elbette.
Kısacası Hamas'ın elinde milyarlarca dolarlık bir birikim mevcut. Bu paranın örgüte akmasını sağlayan yegane unsur Filistin'de ölen çocuklar. Çocuklar ölecek ki sizler duygulanıp elinizi cebinize atın ki Hamas'a para aksın. Tüneller olacak ki Hamas kente giren istisnasız her üründen vergi alabilsin. Böyle bir pazar payını bırakmamak için Hamas'ın neler yapabileceğini düşünebiliyor musunuz? Madem insan çiğ süt emmiş, ananız değil babanız değiller siz bu Hamas'ın yöneticilerinin ne mal olduklarını nereden biliyorsunuz da asıl amaçlarının Filistin halkının özgürlüğü olduğuna kanaat getirdiniz? Sakın Hamas bu saldırıların düzenli şekilde devam etmesi için gayret gösteriyor olmasın? Öyle ya, kim istemez havadan gelen milyarlarca dolar parayı?

Yardımlar artsın ve devamlı olsun istiyorsan at amk İsrail'e füzeleri. Sonra silahları halkın yaşadığı binalara sakla. İsrail bunları tespit ederek uyarıda bulunsun, buna rağmen bölge boşaltılmasın. Ardından silah deposu haline getirilmiş binalara saldırı yapılınca ''bakın, Siyonist İsrail sivilleri vuruyor'' diye duygu sömürüsünün dibine vurup Hamas'a akan paranın devamlılığı sağlansın. Sisteme bak. Siz de bu sisteme eklemlenmiş, kim insan kim değil Filistin'e dökülen göz yaşları üzerinden analiz yapmakla uğraşın durun.
Tamam hadi diyelim ki boykot yapacaksınız. Madem İsrail devletine ait olmayan Yahudi firmalarını da boykot ediyorsunuz, bunu yaparken Facebook'ta örgütlenmeye çalışmanız komik değil mi sizce de? Facebook'un sahibi Yahudi değil mi? İsrail'e gidip gelmiyor mu? İsrail'e yardım etmiyor mu? Peki neden boykotunuza Facebook'u dahil etmiyorsunuz? Ben size söyleyeyim, iki yüzlüsünüz ondan olabilir mi? Filistin'de ölenler falan da umurunuzda değil bence. Tribünlere oynuyor, ''insan'' rolü yapıyor ve normal hayatınıza devam ediyorsunuz.

Gelelim İsrail'i asıl zengin eden ürünlere. Bakalım bunları boykot edebilecek misiniz? Baştan peşin peşin söyleyeyim, İsrail'i boykot edebilmeniz imkansız. O kalibrede bir ülke değiliz biz. İsrail'in en büyük para kaynaklarının üçünü saydığımda hazırol pozisyonuna geçmeniz kaçınılmaz. Zira ilaç sektörü, bilgisayar teknolojileri ve silah sanayii büyük ölçüde bu ülkenin elinde. (...)
(Arzach)
-----------------------------------------------------------------------------------


(F.K.) Bakın davar sürüsü, sizin bezine kurban olduğunuz, "Allah zeval vermesin" diye dua ettiğiniz devletinizin öldürdüğü insanlar yanında Israil'in öldürdükleri devede kulak kalır:
Ermeni soykırımı: ~1000000
Dersim soykırımı: 30000
90ların devlet politikası faili meçhuller: 17000
83-13 arası öldürülen gerilla/sivil Kürtler: 35000 (bu dönemde 3000 civarı köy ve mezra yakıldı, hani İsrail ev yıkıyor ya)

Israil devletinden sırf Yahudi diye nefret etmek düpedüz anti semitizmdir, iğrenç bir ırkçılıktır. Ama zaten sadece İsrail'den değil, tüm Yahudilerden nefret ediyor, öldürülmesi gereken, lanetli millet olarak görüyorsunuz. Bu zaten Hamas zihniyetidir. "Bizim hedefimiz, asker/sivil farketmez, Yahudi öldürmektir" diyen Hamas'ı tabiî haklı görürsünüz o zaman.
Öyle Filistin, özgürlük felan diyeyim de duyarlı gibi çek kanka... bi de bu Palastin neredeymiş acaba :)
Bi Hitler lafı daha duyarsam kusacağım. TC vatandaşı olmaktan zaten utanıyorum (AKPden önce de Kavgam en çok satan kitaptı) Müslümanlığımdan da utandırıyorlar beni. Muhammed ümmetinin Müslümanları iğrenç anti semitizmleri dolayısıyla Lut kavminin akıbetini çoktan hakettiler. Şu âyeti de mi duymadınız:
"Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın. Adil davranın!" (Maide 8)



.........-Yabancı basın, bir İngilizce blog ve bir kaç farklı yorum ile İsrail'den karelere yer verecektim ancak bu başlık sayfayı açmakta ve okumakta zorlanacak kadar uzadığından br sonraki yazıya ayırıyorum.
Görüşmek üzere.-


3 yorum:

canilecanan dedi ki...

Yeni Akit yazarı Faruk Köse, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısına ilişkin Türkiye'deki Musevi cemaatine seslenerek, "Hemen, hiç geciktirmeden, açık ve net ifadelerle, Türkiye'de yaşayan yahudiler adına bir açıklama yaparak, İsrail'in Gazze operasyonunu tasvip etmediğinizi ve kınadığınızı söyleyin" dedi.
(#sıfırnezaket)

Yeni Şafak gazetesinde İbrahim Tenekeci'nin nefret dolu İnsanlar ve Yahudiler başlıklı yazısından kişisel olarak alıntılamak istediğim tek bölüm şu olabilir:

Ve vahşi batı. Öldürülen bir ülke dolusu sivili görmeyip de korkan bir yahudi anneyi haber yapmak. Böyle bir vicdan! İnsanlık tarihi boyunca, haysiyetsizlik, hiç bu kadar ucuz olmuş mudur?

canilecanan dedi ki...

Blog çalışmamda kendisinden zaman zaman alıntılar yaptığım Arzach'ın İsrail ve Kürtler üzerine bir yorumundan:

Türkiye, kendi sınırlarının dışında, Irak topraklarında dahi olsa Kürdistan kurulmasını istemiyordu. Bunun sebebi sadece Kürt karşıtlığı değil, İsrail'le Orta Doğu'da Türkiye'den daha yakın olabilecek yegane toplum Kürtlerdir. Kürdistan kurulursa Türkiye-İsrail ilişkileri zayıflar. İsrail Türkler'den ziyade Kürtler ile işbirliği kurmayı tercih eder. Türkiye bu tip bir yakınlaşmanın devletsel boyutta yaşanmasından çekiniyor.

@YamanOgut dedi ki...

Filistinlilerin isyanını haksız görüyor değilim ama yöntem belli ki ölüm getirdiği gibi en çok da kurtarmak istediklerinin ölümünü getiriyor. Çözüm önerim yok maalesef, zaten billion dollar question o