5 Mart 2010 Cuma

Meral Akşener

MHP İstanbul Milletvekili ve içinde bulunduğumuz dönemde TBMM Başkanvekili. Genelkurmay Eski Başkanı Hilmi Özkök'ü, kendi dönemindeki darbe planlarının üzerine yeterince gitmemek ve görevini savsaklamak ile suçlamış. Bu konunun ayrıntılarına girmeden önce, bu kadın siyasetçimiz hakkında bazı kısa bilgiler vermek istiyorum:


Meral AKŞENER, 1956 yılında doğmuş. İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde doktorasını yapmış. Yıldız Teknik ve Kocaeli Üniversitesi'nde de öğretim görevlisi olarak çalışmış olduğu söyleniyor biyografilerinde. Yani bir akademik geçmişi var.

Meral Akşener de, "Benim diğerlerinden ne eksiğim var?" diyerek siyasete zembille (göklerden) inenlerden sanırım; zira daha siyasette ilk adımlarını atarken DYP Kadın Kolları Başkanı olmuş (1995). Bizler kendisini daha çok
Çiller'in ekürisi olarak hatırlıyoruz oysa..............
Neden böyle bir şekilde hatırlandığını merak edip araştırdığımda ise Çiller döneminde DYP Genel Başkan Yardımcılığı ve bir süre sonra da İçişleri Bakanı olarak görev yaptığını internet taramalarından öğreniyorum. (TBMM'de OHAL'lerin uzatılması için sürekli toplu görüşmeler yapılan yıllar bu zamanlara denk düşse gerek.)

Sonradan DYP'den ayrılıp MHP'ye geçtiğini öğreniyoruz, yine İstanbul'dan milletvekili olmak üzere...


Ve "darbe" laflarının, "hukuk" tartışmalarının Gündemi adeta işgal ettiği Şubat günlerindeki bir basın açıklamasında:
"Türkiye'de ABD istemedikçe darbe olmaz ve şu anda ABD darbe istemiyor" demiş bu kadın siyasetçimiz. Zamanın Genelkurmay Başanı Orgeneral Hilmi Özkök'ü ise görevini savsaklamakla, darbelerin üstüne gitmemekle suçlamış.



Bir yorum aktarıyorum:

Hepimiz unutmadık
Kendisi, Tansu Çiller Türkiyesi'nin, nice yolsuzluk olayları ve kanlı tablolar ve garibana atılan tekmeler zamanında; Çiller'in değerli kollarından biriydi. Meclis Başkanı olarak yaptığı ve medyada yer bulan en önemli faaliyeti, bir Meclis toplantısında giyeceği takım elbiseleri basın toplantısı ile önceden halka duyurması olan bir kadın siyasetçiden bahsediyoruz. Zamanında İç İşleri Bakanlığı da yapmış ve nice faili meçhullerin sahipsiz kaldığı, ülkede büyük gerginlik oluşarak REFAH-YOL koalisyonunun kurulduğu 28 Şubat'a gidilen bu süreçlerde baş rollerde olan bu hanım yönetici, şimdi başka insanları "görevini gereğince yerine getirmemek" ile suçluyorsa, buna herşeyi unutmamış olan aklı selimler ancak güler geçer.

1 yorum:

canilecanan dedi ki...

Bu kadın siyasetçinin o kadar saygınlıkla anıldığı örneğe denk geldim ki, "acaba ben önyargılarımla haksızlık mı yapıyorum?" diye şüphe duymaya başladım. Bu notu da ekleyeyim.