14 Şubat 2015 Cumartesi

Bir Kadın Cinayeti daha...



Özgecan Aslan: Yaşama saygısı olmayan zebaniler tarafından katledilmiş bir insan evladı daha.
Yakarak öldürmek nedir?

Yıllar önce, iki çocuğun, hamile bir kediyi saatlerce taşlarla kovalayıp sonra deşip yakarak öldürdüklerini görmüştüm sokak ortasında. "Nasıl pezevenk bir babaları varmış ki evlatlarına böyle sapkın bir ruh bırakmışlar!?"  diye düşünmüştüm.
İşte bu bir yerde bir kedi, başka yerde bir çocuk, bir yerde de insan oluyor.  Fark etmiyor bu habis urlu ruhlar için.

Naim Dilmener (@renemliD)  şöyle yazmış Twitter'da:

"güzel kizim #özgecanaslan, yanlis bir zamanda geldin bu dünyaya.  ya da çok erken; henüz zebaniler çekip/gitmemisken."

Tam beklenilen şekilde, birileri de kalkıp coğrafyaya atmış suçu, gene siyasete çekenler olmuş... İnsanlığın zaman ve mekan tanımadan ortak suçları-acıları bunlar. Kafaları çatlak olanların bolluğu malum ama  "Bu coğrafya meselesi değil, bu bir genel evrilememe meselesi."
Ve zebanilerin yeryüzünden çekilip söküldüğü, adaletin yerini bulduğu bir zamana erişene dek kurbanlar alınmaya devam edecek.




Dün gece yarısı zamanımı sadece bu konuya ayırıp Twitter, Ekşi Sözlük ve birkaç haber sitesinde bu olay hakkında yapılan yorumları okudum. Türklük-Kürtlük meselesine çekenler olmuş, efendim kız Kürtmüş de  katil Türkmüş de... Sanki kız Türk olsaydı sonu farklı mı olacaktı?  Siyasetten gözü dönmüş, aklını ve vicdanını kaybetmiş olanlar bu yorumları yapanlar.  Bu nedenle bir süredir tamamen sosyal medya ve gündem mevzularından uzak duruyorum.  "İnsanı mezarından çıkarıp bir daha düzersiniz.
Yeter ki davanıza yarasın
" (*)  diyor  Kaan Doren.

Bu arada katilin Jandarma tarafından teslim alınma fotolarını gördüğümde aklımın bir yerinden derhal kurtulmak istediğim kötücül bir fikir geçti, ben diyemedim ama Neşe Özgen yazmış: "Ben bu gece bir bayrak önünde fotoğraf çektirmelerini de bekliyorum :("



-Twitter'dan alıntılar-
"Kadın olmak" doğuştan suçlu, lanetli olmak ve her an tedirginlikle, korkuyla yaşamanın, ayrımcılığın, aşağılanmanın adı demek bu ülkede.
(@margret_teacher)

Kadına yönelik şiddete uyduruk "hafifletici nedenlerle" ceza indirimleri yapılmaması lazım. (*)
"Şöyle olursa erkek tahrik olur" diyen (z)alimlere de 2 laf etmek lazım. Tahrik tecavüz bahanesi olamayacağına göre ne anlatıyosunuz?
Daha da önemlisi "tahrik olmak" istemiyorsan gözünü çevir. Erkeğin "namusu" da gözlerindedir.  Azıcık da erkeklere "namus" öğütle mesela. (**,  @hbk)



Rezil Türk Basını
Biz fazla geniş mideli bir toplum olduğumuz için, maaşallah gazetelerimiz ben kendimi bildim bileli iğrenç ötesi tecavüz haberlerinden geçilmiyor.
Bir çocuğun iç çamaşır rengi neden yazar taciz-tecavüz haberinde? Tecavüz sonrası nasıl uyandığı, nereye koştuğu neden anlatılır? Yaşadığı evi, sokağı neden haberin yanında foto ile verilir? (Amaç hedef göstermek ve  "buyrun tecavüzcüler, istikamet burası!"  değilse niye?)  Sonra taciz edilmiş kadının boydan boya fotosu neden verilir?  Editörler bunları neden görmez?
Her şey olmuş tıkla-oku haberciliği!  Hakikaten  "BOYALI BASIN"!



Tecavuz haberini "fotograflari icin tiklayin" galerisiyle veren basin, kadin cinayetlerini tesvik ediyor demektir.(@zeynep_erdim)

2 yorum:

canilecanan dedi ki...

T.C.'de insanın aklının alabileceği ve alamayacağı neredeyse her mevzuya fazlasıyla siyaset (ve dolayısıyla riyaset "iki yüzlülük") bulaşmış durumda. Ne eğitim konusu siyasete meze edilmeden değerlendirebiliyor, ne hukuk ne hayat... SİYASET DE SİYASET! Sanırsın ana rahminde siyasi analizlere başlamış bazısı.

İnsanlığın zaman ve mekan tanımadan ortak suçları-acılarından bahsederken bile siyasi parti isimleri...
Bu durumdan o kadar bunalıyorum ki uzun zaman medyadan, buralardan kendimi uzaklaştırıyorum. Ancak bir yerde de insanız ve yaşadıkça bunlarla defalarca karşılaşıyoruz.

Özgecan Aslan cinayeti mesela. Olayın ilk duyulduğu gece Ekşi Sözlük ve Twitter'da yazılanları okuduğumda yine güncel siyasete, iktidar partisine konuyu çekebilecek kadar at gözlüklü ve hasta beyinler olduğunu gördüm. Sanırsınız ki bu ülkede kadın cinayetleri taş çatlasa 15 yıllık mevzulardır.
Geçen gece de Twitter'da şuna denk geldim, kendine SollCephe "Sol Vicdan" diyen bir hedenin paylaşımı idi bu (*):

#sendeanlat Özgecanın çığlıklarını,
#sendeanlat Berkin'in Martı kaşlarını,
#sendeanlat Ali ismail'in Korkusuzluğunu.

Bu nedir? Leş bir solculuk! Leş bir solculuk ve ölü sevicilik!
Ve gerek sağ gerek sol siyasette hak etmeyen leş görüşler çok fazla payelendiriliyor bizde. İnsanlığın zaman-mekan tanımadan ortak suç ve ayıplarına da artık leş siyaset ve riyasetlerinizi karştırmasanız hasta beyinliler?

"Kürdüyle Türküyle kafayı yemişsiniz siz. İnsanı mezarından çıkıp bir daha düzersiniz. Yeter ki davanıza yarasın" diyordu biri...
Evet, ne dava imiş ama!
Kaiser Z. Beyner: "Artık memleket ritüeli haline gelmiş ve nerdeyse her gün yaşanan vahşice olayları, ideoloji/din, siyaset ve mezhep mücadelenize meze yapıyorsunuz ya, toplum olarak iğrençsiniz."
Kurban kanlarını içerek varlığını sürdüren keneler!

canilecanan dedi ki...


Bir başka üzücü mevzu da siyasetçilerin kadını sadece siyasi değeri varsa anmaları...  O nedenle Mısır'da öldürülen Rabia hakkında  veya  ABD'de kurşuna dizilen üç Müslüman genç hakkında üzüntülerini bildirirler; ama siyasete ve kamplaşmaya meze olmayan insanın, hele kadının hiçbir değeri yok onların gözünde.

Türbanlı bir genç kız evinde boğazı kesili halde bulunmuştu mesela bir zaman önce  (Fatma Nur),  meğer evlerine internet hattı döşeyen evli bir tamirci musallat olmuş,  o zaman bir açıklama yapmışlar mıydı ki?  Ben kaçırmış olabilirim, ama görmedim o günden beri bir açıklama geldiğini...