Zaytung etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zaytung etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2019 Salı

Uydurma haber değil,  "Hepsi Gerçek!" -4


Şaka gibi duran şu haberler  maalesef kurgu değilmiş.
Yani Zaytung haberi değil, gerçek!

  • MHP'den "Halı ve seccadelere gizlenmiş haç işaretleri ile Viyana kuşatmasını eleştiren subliminal figürler"e  karşı kanun teklifi  (haber)

    Bunu @Zaytung bile düşünemezdi,  tebrikler MHP! :)

.
  • Soyadından AKP'li olduğu anlaşılanları silmişler!

    Uydurma haber veya Zaytung değil,  gerçek demeç!

    "Soyadlarına bakıldığında AK Parti'ye oy verdikleri kolayca tespit edilebilen 3092 seçmenin kaydı düşürülmüş."
    Mevlüt Uysal   (İBB eski Başkanı)

    Tamam, siyaset için "yalan söyleme sanatı" filan dedik ama bu kadar da bariz sallanmaz artık. Bunların anlayışına göre, soyadı testinden tam puanla geçen  İmamoğlu  kesin "hacı" mesela!   :D

  • AKP'li vekil:  "İmamoğlu kazanırsa İstanbul'a imansızların putlarını diktirecek!"   (haber)

    Ne İmamoğlu'ymuş arkadaş!  Breh breh!

    (Bu arada sözü söyleyen milletvekilinin aşağıdaki fotosunu Twitter'da gördüğümde baştan sandım ki sosyal medyada artık çok sık karşılaştığımız yalan ve fotoşop haberlerden birisi bu... Gerçek haber olduğunu öğrendiğimdeyse koptum!
    Bildiğin  Zübük  yahu bu!   :D)


  • "Çaldılar dedim, çünkü mecburdum!"

    Binali Yıldırım:
    "Çaldılar dedim, çünkü mecburdum. Niye mecburdum? Çünkü bir algı operasyonu yapıldı. Yani orada bir hukuki tabir değil,  farkındayız.
    Ben sesimi duyuramadığım için çaldılar dedim.
    "

    Zamanınız varsa, olaya eski Yeşilçam filmlerinden "Neşeli Günler" üzerinden yapılan şu mizahi yoruma bakın derim:   YouTube video


  • Binali Yıldırım başka video,  2013'ten:
    Gazeteci:  _Efendim Belediye Başkanlığını Düşünür Müsünüz?
    Binali Yıldırım:  _Yok Almiim ehuhehe, İşi Olmayanlara İş Bulsalar Daha İyi Değil Mi?   (video)


  • YSK  seçim iptal gerekçesini fiilen iptal etti

    Sandık kurulu başkanlarının usule uygun belirlenmediğini ("devlet memuru olmadıklarını") gerekçe göstererek 31 Mart 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal eden Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bir hafta önce verdiği karara göre  "Soruşturma geçiren İlçe Seçim Kurulu başkanları ve seçim müdürlerinin tekrar görev alabileceklerine" ilişkin açıklama yapıldı.

    Duruma  Devlet Bahçeli  dahi tepki gösterdi:
    "Bu tür davranışlar anlaşılması zor davranışlardır."   (haber)


  • (Yargı dökülüyor)
    Mehmet Yoylu adlı bir hakim, duruşma sırasında bir kadın avukata etek boyu üzerinden sözlü saldırıda bulundu, "Avukatlığa yakışmıyor" dedi.  Olay sırasında sakallı ve gömleği açık olan hakim bey,  çıkışı tepki çekince ara verip traş oldu ve kravat takıp geri geldi.

    "Faillerin güvendiği kravat ve iyi hal indirimine hakim de sırtını yaslıyor"  denmiş bir Twitter notunda.  (bkz)


    Olumlu yönde değişim ve gelişime dair içinizde "niyet" yok ise "her gün bir paket"  açıklayın... Nafile.
    Siyasi hedefiniz,  varlık maksadınız ile yapmaya çalıştığınız  "reform"  kavramı birbiriyle çelişiyor.
    "Kendinize rağmen"  olumlu bir değişim gerçekleştirebilecek misiniz?
    Erdem Abaka


  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Okçuluk Vakfı'na aktarılan para  16.5 milyon lira!

    (İYİ Parti Genel Başkanı)  Meral Akşener:

             "Yahu,  Malazgirt  Meydan Muharebesi'nde bu kadar  ok  atılmadı?"   (Video)

    Başka söze gerek yok.


  •  a haber'in  delirme seviyesi  göz yaşarttı    ^_^



Ve son olarak:
  • "Kürdistan"  deme hakkı sadece AKP'de

    Binali Yıldırım, AK Parti Diyarbakır il binası önünde yaptığı konuşmada "Kürdistan" ifadesini kullandı. HDP'li belediye başkanları ve milletvekilleri kullandığında mahkeme sonrası hapis yollarının göründüğü; CHP'li kullandığında "emperyalistlerle işbirliği içinde" olduklarını, "Pontus", "hain", "terörist destekçisi" olduklarını anlamamıza vesile olan bu esrarengiz kelimeyi;  AKP'li kullandığında ise "Efendim ne var bunda? Gazi Mustafa Kemal Atatürk de kullanmıştı bu ifadeyi"  oluyor.

    Yani anlayacağınız,  tam sevgi pıtırcığı bu AKP'liler.  "Kürdistan" kelimesinin de patentini almışlar.

  • Abdullah Öcalan,  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için  HDP'ye  "tarafsızlık çağrısı"  yaptı.

    Evet, İstanbul için 23 Haziran tarihli ikinci denemeye saatler kala, bu kez APO'dan gelen bir çalımla gündem alt üst oldu ve kelimenin tam anlamıyla "bu kadarı da olmaz!" denen şeyler gerçek oldu. Öcalan, tarafsızlık adı altında İmamoğlu'na karşıtlık istiyor,  birileri PKK elebaşısını "yerli ve milli" ilan ediyor, Bahçeli: "Teröristbaşı, HDP'nin istismarına müdahale etmek, hatta önüne geçmek maksadıyla tarafsızlık çağrısı yaptı"  diyor...

    "Hiçbir seçim ortamı bu denli kirlenmemiş, seçmenin aklını bu kadar aşağılamamış, bu denli kerih olmamıştı. Her türlü elektronik ve basılı paylaşım ortamının, bu haftaki kadar zıvanasından çıktığına şahit olmadık. Her şey bir avuç şuursuz oyu yönlendirmek için. Hayra alamet olmayan bu rezilliğin arkasından bakalım ne çıkacak."    (Mehmet Tanju Akad,  Facebook)


Evet, yazının burasına kadar gelmeyi başarabildiyseniz; belirtmek isterim ki bundan sonrası tamamen kurgu.

Alt solda  Doğu Perinçek'in siyasi çizgisi konulu resim çalışması, sağda ise  "Beka için milli karar,  Karayip için istikrar"  diyen Johnny Depp abimiz uğurluyor sizi.  Bir de küçük bir video var kendi kanalımdan,  "siyaset  ve  insanların sorun çözme biçimi"  üzerine...


19 Şubat 2019 Salı

Az gittik  Uz Gittik

      Zaytung haberi değil,  Gerçek!

Bu blogda yazmaya ilk başladığımda, 2009 yılında yapılmış bir araştırmanın sonuçlarını yayınlamıştım. Bir şirketin, Türkiye'de ünlülere karşı güven konusunda yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre  1. sırada  Seda Sayan ve Cem Yılmaz çıkarken,  2. sırada  Uğur Dündar,  3. sırada ise  Beyazıt Öztürk  yer alıyordu.   (bakınız:  Gündemdekiler Şubat 2009)

Aradan neredeyse 10 sene geçtikten sonra bu kez Gezici Araştırma'nın yaptığı çalışmalara göre son yılların "en güvenilenleri" ise şöyle çıkmış, görsele bakalım.


İlk defa gördüğümde resimdeki tiplere şöyle bir baktım da... Neredeyse tamamı benim bu blogda eleştirdiğim popülist kişiler.  (Uğur Dündar,  bu tarz listelerin demirbaşı galiba?  Dönüp dolaşıp yine ona çıktık.  Sonra hani listedekilerin neredeyse hepsi faullü de... Acun Ilıcalı ve Fatih Portakal gibi tiplere  "en çok güvenmeler"  de ne ola yahu?)

Yani ülkede ciddi bir kültür ve zeka sorunu var derken boşa konuşmuyoruz. Son yıllardaki istatistiksel veriler,  Türkiye'nin ve halkının büyümek, daha da gelişmek istediğini ortaya koyuyor;  beri yandan insanlarımızın gözü çöplükte! Bu böyle devam ederse büyüme yalan olur,  not düşelim.


Bu arada Gezici Araştırma'nın daha çok CHP çevrelerini araştıran, yanlı bir oluşum olduğunu da ekleyeyim. Mesela şu yandaki grafik, onların 2015 Haziran seçim tahminleriydi. CHP şahlanarak birinci parti olarak geliyordu ve AKP gidiciydi. Toz pembe yalanlarla kitlelerini dolduruşa getirip duruyorlardı.


Anlaşılıyor ki Türkiye'nin bir muhalefet sorunu var.  İçeriksiz ve bomboş bir muhalefet yaparak,  (dahası yıkıcı unsurlarla el ele)  Türkiye'yi Ak Parti'ye adeta kilitlediler. Tüm olanlara rağmen, seçmenlerin gidip gelip oy kullanmasıyla da sistem normalmiş gibi işlemeye devam ediyor; oysa demokrasi için alternatifler olmalıdır.  Bunlar bir alternatif değil asla.  Yaptıkları da masa başı muhalefetidir daha çok. O nedenle sosyal medyada sesleri çok çıkar, sonuçlar alındığında ise "makarna-bulgur, cahiller...!" vesaire şeklindeki sövgü ayinine başlarlar.  Yalanlarla yaşar boş sözlerle kafa şişirirler.  Zaten bu durum  şu  "en güvenilirler"  listesiyle de meydandadır.

Bol bol "gave muhabbeti" yapıp üç enter'la yıllardır köşeleri kapan bir adamın (Yılmaz Özdil),  bazı sayfalarını görünce dumura uğradığım, anaokul seviyesini yer yer zorlayan kitabına 2500 TL verebilmeyi başka sözlerle tanımlayamıyorum açıkçası.  Değil ki  "en güvenilir"  seçmek!

Sözlerime burada son verirken, Gezici Araştırma'ya bu çalışmaları için teşekkür etmek istiyorum. Hem beyaz Türklerin kültür seviyesini ortaya sermişler  hem de "Uzak durulması gerekenler listesi" gibi bişi yapmışlar aslında.  Bakıp kendimize de bir çeki düzen vermemiz gerekebilir  :)

(Listenin tamamını,  yazının sorundaki Yorumlar bölümüne ekliyorum. Bir başka yazıda gözüşmek üzere canlarım.)

2 Ocak 2013 Çarşamba

 Uydurma haber değil,  "Hepsi Gerçek!"-2



.....Zaytung  bile bunu düşünemezdi!  --->

"Mizah dergisi kapağı beğenen 6 kamu görevlisine soruşturma!"


Mizah dergileri Penguen, Leman, Gırgır'ın kapaklarını sosyal paylaşım sitelerinde beğenen ve paylaşan altı çalışan hakkında Ankara Defterdarlığı'nda soruşturma başlatıldı.

Soruşturma sebebi:
"Devlet büyüklerine hakaret ve Başbakanı küçük düşürmek!"



... Yandaki resimde imana gelmiş The Simpsons  çiftini görüyorsunuz.
Onlar çok mutlu, zira Hak'kın hikmetli değneği onlara dokundu da neyseki batıl yoldan geç de olsa döndüler.

Hatırlarsanız RTÜK, bir süredir CNBC–e'de yayınlanan çizgi dizi The Simpsons'a 52 bin 951 Lira para cezası kesmişti.  Gerekçesi:
"Dizi dini duygulara hakaret ediyor!"

....Radyo Televizyon Üst Kurulu  denetçisine göre:
"Çizgi filmdeki karakterlerden biri (Homer Simpson), bir diğerinin (Ned Flanders)  dini inancını kullanarak onu şiddete yöneltiyor. Tanrı'nın olmadığına ilişkin sözler söyleniyor. Tanrı Şeytan'a kahve ikram ederek şeytanın emrindeymiş gibi gösteriliyor. Noel'in alkolizm için iyi bir fırsat olduğu ifade edilerek alkolü özendirici yayın yapılıyor..."



Okul kitaplarında şiirleri sansürlenen Yunus Emre ve Kaygusuz Abdal'ın ardından, Amerikalı Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in çok meşhur "Of Mice and Men/Fareler ve İnsanlar"  kitabı için de sansür teklifi geldi (İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından.) Gerekçe:  Gayri ahlaki!

.... Hatırlarsanız bir önceki "Hepsi Gerçek!" başlığında "Diyanet'in mizah ile imtihanı" yorumunu yaptığım bir haber vardı (bakınız). O kafanın mizah ile sorunu, pek çok uydurma, yalan Zaytung haberini gerçek yapacak gibi gözüküyor.



Serinin diğer yazıları:

25 Aralık 2012 Salı

 Uydurma haber değil,  "Hepsi Gerçek!"


  • MAKAS-I  ŞERİF!
Başbakan  Erdoğan'ın
2010 yılında  açılışını yaptığı
The Green Park  Pendik Oteli,
Erdoğan'ın kurdele keserken kullandığı makası müşterilerin ziyareti için sergiliyor.

.......--->  İşte bunlar hep imandan! . :D


  • DİYANET  VE  ZAYTUNG
Kendi ifadesiyle, "Güncel konularla ilgili haber formatında alaycı içerikler bulunduran bir site"  Zaytung. Sloganı: "Dürüst, Tarafsız, Ahlaksız Haber."   Bir başka deyişle, mizah içerikli asparagas habercilik ve sıra dışı blog neşriyatı. İlgililerince zevkle takip edilen dikkat çeken bir oluşum.

Geçen günlerde sitede çok okunan şöyle bir haber yayınlandı:
Ateist Olduğu Gerekçesiyle İstifası İstenen Köy İmamı Geri Adım Atmıyor:
"Mesleğime profesyonelce yaklaşıyorum"

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Ortancalar Köyü'nde görev yapan İmam Seyfi Çalışkan (28), ateist olduğunu açıklamasıyla birlikte Türkiye'nin gündemine oturdu.  Geçtiğimiz cuma günü hutbede ateist olduğunu itiraf eden Çalışkan'ı Diyanet İşleri Başkanlığı jet hızıyla istifaya davet ederken, genç imam işine profesyonel olarak yaklaştığını belirterek  "Ben inanırım inanmam,  ayrı konu  ancak işimi en iyi şekilde, layığı ile icra ederim"  sözleriyle istifa etmesini gerektiren bir durumun olmadığını kaydetti.
(Merak edenler bu kısa alıntının geri kalanını yukarıdaki linkten okuyabilir.)


Eğlence burada bitmedi ama...
Çok geçmeden Diyanet İşleri mensuplarının sitesi Diyanethaber'de yayınlanan bir yazıda, mizah sitesi Zaytung  "uydurma haber"  yapmakla suçlandı.
"Milas'ta Ortanca isminde bir köy olmadığı, Milas müftülüğünde de Seyfi Çalışkan isminde bir görevlinin kayıtlı olmadığı, çalışmadığı, bu ahlaksız siteye karşı halkın uyanık ve dikkatli olması gerektiği,..." diye devam ediyor  (Diyanet'in mizah ile imtihanı).
Şu uyarı da yapılıyor elbette:
Unutulmamalı ki Din ve Diyanet üzerinden mizah yapılamaz!


  • DERSİMLİLER ÖZÜR DİLESİN!
"Sabiha Gökçen'in izindeyiz!"

.....--->  Bu neyin kafası acaba?


("Kahrolsun ABD!"  diye başlayıp hemen sonrasında "Dersimliler devletten özür dilesin!"  ile devam eden Ulusal Parti basın açıklaması videosu için mideniz ve akıl sağlığınız el verirse:  bkz)


  • NANKÖR KÖPEK!
CHP Tekirdağ Gençlik Kolları Başkanı Önay Taşdelen, Twitter hesabından başörtülülere  "Nankör köpekler!"  diye seslenmiş.
Tepki çekince ve partiden ihraç edilmesi için parti disiplin kuruluna sevk edilince de yanlış anlaşıldığını söyleyerek  "Benim annem de başörtülü"  deyivermiş.



Serinin devamı: